Tunç Soyer öncesi İzmir Büyükşehir Belediye başkanlarının bir ağırlığı vardı.
Tunç Soyer ve eşiyle İzmir 15 sene geri gitti.
Üzerine, Cemil Tugay gibi kendisini tanımlayacak kelime bulmaya benim bile zorlandığım gereksiz bir insan geldi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.
Aziz Kocaoğlu ve önceki belediye başkanları yine milletin içinde, sokakta yürüyebiliyor. Bu Cemil Tugay denen insanın ise o makamdan gittikten sonra İzmir sokaklarında yürüyemeyeceğini düşünüyorum.
Yüzü varsa tabii!
Örneğin Aziz Kocaoğlu'nu tek başına Urla'da kahve içerken bulabilirsiniz. Cemil Tugay için aynı şeyi söylemek güç!
Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği konuşuluyor!
AK Parti zaten İzmir'de şu an birinci parti durumunda.
Bu adam partiye yük olmaktan başka bir şey olmaz. Kendisini hiçbir milletvekili de zerre kadar sevmez zaten. Velev ki geçti! Aday gösterilse bile kazanacak bir profil değil.
"AK Parti'ye geçersem karım önce beni boşar." diyen bir insana da diyecek bir söz yok zaten.
Bu yazıyı tam genişletmeyi düşünürken, Cemil Tugay'ın meclis üyeleriyle yaptığı toplantıdaki konuşma gündeme düştü.
"Bağımsız olarak kalmak, hizmetlerin kente gelmesi demek. Siz benim AK Parti'ye geçebileceğimi nasıl düşünürsünüz? Transfer olmam mümkün değil."
Pardon Cemil Bey, "Nasıl düşünüyorsunuz?" derken neyi kastediyorsunuz?
O zaman yıllardır merkezi hükümet tarafından İzmir'e kazandırılan yatırımları nereye koyacaksınız? Ulaşım projelerini, sağlık yatırımlarını, çevre ve altyapı hizmetlerini nasıl görmezden gelirsiniz?
Asıl dikkat çeken ise şu sözünüz:
"Siz benim AK Parti'ye geçebileceğimi nasıl düşünürsünüz?"
Bu ifade, siyasi bir reddin ötesinde, milyonlarca seçmenin oy verdiği bir partiye karşı küçümseyici bir bakış olarak algılanmaya son derece açıktır. Bu da sizin haddinize değil.
Bir de Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in çevresinde "iyi niyetli insanların olmadığını" söylediniz.
Peki bunu söyleyen kişi kim?
Özgür Özel'in prensi Cemil.
Veli Ağbaba'nın yeğeni Nermin Özgül, daha düne kadar kimin özel kalemiydi?
Göreve geldiğiniz günden bu yana belediye bürokrasisinde peş peşe değişiklikler yaşandı. Sürekli görevden almalar ve yeni atamalar kamuoyunun gündeminden düşmedi. Şimdi ise kulislerde yeni görev değişikliklerinin olacağı konuşuluyor.
Eğer bir kurumda sürekli kadrolar değişiyorsa, bunun sebebini irdelemek lazım!
Bir şeylerin üstü mü örtülmeye çalışılıyor?
Şimdi bir gazeteci olarak şunları sormak lazım:
Veli Ağbaba'nın yeğenini size özel kalem olarak kim önerdi?
Veli Ağbaba ile başka ne tür diyaloglarınız var?
Adaylık sürecinizi bir anlatın da İzmir kamuoyu olarak aydınlanalım.


Haydi Cemil bey sorular açık cevap bekliyoruz, iyi niyetimizi kötü niyetli misin, AK partiye geçmek için top çeviriyorsun da yemezler koçum, Sabredecegiz kendi ellerinle belediyenin anahtarını AK partili başkana çok yakında teslim edeceksin.kacarin yok.Eeee buda senin şerefin olsun artik