Yaklaşık iki ay önce, Türkiye genelinde AK Parti teşkilatlarında kapsamlı bir revizyon sürecinin başlayabileceğini belirtmiştim. Nitekim geçtiğimiz günlerde bu öngörümüz gerçekleşti; Genel Merkez'in kararları ile sekizi il başkanı olmak üzere, yaklaşık otuz ilçe başkanı görevlerinden alındı. Bu geniş kapsamlı kadro değişimi, aslında partinin önümüzdeki seçimlere hazırlık sürecinde teşkilat yapısını güçlendirme hedefini de net bir şekilde ortaya koyuyor.
Genel Merkez'in bu revizyonu yürütürken belirlediği kriterler, sadece siyasi performansı değil, partinin sürekli önem verdiği etik duruşu da merkeze alıyor. Görevden almalarda temel alınan en önemli ölçütler; işini ahlaklı yapan, insanlarla sağlam ilişkiler kuran, adı herhangi bir şaibeye veya rant işlerine karışmayan isimlerin teşkilatta kalması… Bu kriterler, AK Parti'nin 'temiz siyaset' ve 'halkla bütünleşme' vizyonuna kurumsal olarak önem verdiğini gösteriyor.
Teşkilatlardaki bu büyük hareketlilikten Ege'nin en kritik illerinden biri olan İzmir de payına düşeni aldı. Geçtiğimiz günlerde altı ilçe başkanının görevlerinin sona ermesiyle başlayan süreçte, boşalan koltuklar için Genel Merkez tarafından başvurular alındı ve önümüzdeki günlerde atamaların yapılması bekleniyor. Bu titiz süreç, Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş öncülüğünde yürütülüyor. Ancak asıl hareketlilik bu ilk dalganın ardından yaşanacak: Parti kulislerinde, yeni ilçe başkanları atandıktan sonra başka ilçe başkanlarının da görevden alınacağı konuşuluyor. Bu durum, kademeli bir süreç olacağının en net işaretidir. İzmir ölçeğindeki revizyon süreci İl Başkanı Bilal Saygılı'nın süreci yönetimi ve önerileri kritik bir rol oynuyor.
Saygılı, Genel Merkez'e sunduğu raporlarla, partinin İzmir'de beklenen başarıyı ve etik duruşu gösteremeyen yada yorulan kendi iradesiyle istifa etmek isteyen ilçe başkanlarının görevden alınması sürecini hızlandırdı. Parti içi kaynaklara göre bu hamleyle, bir sonraki genel seçimde oy oranını artırmaya dönük stratejik bir kadro yenileme hedefiyle yürüttü.
İl Başkanı Saygılı’nın öncülüğündeki İzmir’deki siyasi ortam, yüksek standartlı çalışma hedefi nedeniyle, hedeflerin gerisinde kalan ve uyum içinde çalışmayan ilçe başkanlarının görevlerini sürdürmesini zorlaştırıyor.
Daha da ötesi, il ve ilçe başkanlarıyla ilgili yürütülen bu hassas sürecin tamamlanmasının hemen ardından, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı'nın Genel Merkez'den genel seçimlere dönük il yönetimini de güçlendirmek için inisiyatif alabileceği konuşuluyor.
Tabii ki burada önemli olan bir husus da görevden ayrılan ilçe başkanlarının yerine atanacak isimler için şimdiden yoğun bir kulis içerisine girilmiş olması... Yeni görevlere talip olan birçok kişinin yaptığı bu kulis çalışmaları, görevde olan ilçe başkanlarının da değişimine neden olabilir. Bu değişim İzmir'de görevden ayrılan ilçe başkan sayısının yıl sonuna kadar 11 veya 12'yi bulmasına neden olabilir.
Burada özellikle şuna da değinmekte fayda var: Bu rotasyon süreci başlamadan sosyal medyaya yansıyan hiçbir çalışma yapmayan ilçe başkanlarının, görevden alma kararının hemen sonrasında artan bir saha performansı sergilemeleri dikkat çekiyor. Son günlerde artan bu yüksek performans, görevden alınabilecekleri yönündeki endişenin bir sonucu olarak okunabilir. Siyasette başarı, anlık bir reaksiyon değil, sürekli bir sorumluluktur. Bu durum, Genel Merkez'in "çalışana değer, durana görev değişimi" mesajının yerel kadrolarda bir alarm etkisi yarattığını net gösteriyor.
Öyle gönüyor ki AK Parti, İzmir’de girdiği bu revizyon süreciyle sadece kadrolarını yenilemekle kalmıyor, teşkilatının çalışma disiplinini, etik duruşunu ve başarıya olan motivasyonunu en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.