Kültür ve Turizm Bakanlığı ev sahipliğinde, UNESCO ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) iş birliğiyle 3-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan Dünya Turizm ve Kültür Konferansı, İstanbul Kongre Merkezi'nde başladı. “Herkesin Yararı” teması ile düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptı.
"TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRASI BİR ÜLKENİN KORUNMASI GEREKEN EN ÖNEMLİ DEĞERLERİDİR"
Mehmet Nuri Ersoy, sürdürülebilir kalkınmaya kültür ve turizmin katkısının konuşulacağı konferansı, bu kapsamdaki küresel zorluklara yönelik ortak bir vizyon ve yol haritası çıkarılması açısından çok önemsediğini belirterek, “Turizm şüphesiz dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri. Ülke ekonomilerine yaptığı küçümsenemez katkının yanı sıra halkların birbirlerini tanımaları ve evrensel barış için de son derece önemli bir araç. Öte yandan, dünya genelindeki turizm hareketlerine baktığımızda seyahatlerin yüzde 40'ının kültür turizmi odaklı olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla kültür ve turizmin aynı başlık altında ele alınmasının çok yerinde olduğunu düşünüyorum. Tarihi ve kültürel mirası bir ülkenin kendine özgü ve korunması gereken en önemli değerleridir” şeklinde konuştu.“TOPRAKLARIMIZ KÜLTÜREL ANLAMDA DA ÇOK BEREKETLİ”
Bakan Ersoy, Türkiye'nin gerek coğrafi gerekse kültürel anlamda önemli bir turizm potansiyelini muhafaza ettiğini belirterek, “Ülkemiz sadece doğal güzellikleri ile değil, kültürel anlamda da büyük bir donanıma sahip. Göçlerin, savaşların, ticaretin, inançların ve kahramanlık destanlarının anayurdu olan topraklarımız kültürel anlamda da çok bereketli. Bu cazibe alanı doğal olarak dünyanın pek çok yerinden binlerce ziyaretçiyi tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu topraklara çekiyor. Turizmin gelişmesi; ülkemizin dünya turizm gelir pastasından daha çok pay almasını, vatandaşlarımızın da kendi ülkesini daha iyi tanıyarak zenginliklerimizin farkına varmasını sağladı” ifadelerini kullandı.“DEDE KORKUT DESTANIMIZ UNESCO'NUN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASI TEMSİLİ LİSTESİNE DAHİL EDİLDİ”
Türkiye'nin kültürel varlıklarının korunması ile ilgili son dönemde yaşanan gelişmeleri aktaran Bakan Ersoy, “Sürdürülebilir turizmi; ‘sadece ziyaretçilerin değil, bölge halkının ihtiyaçlarını da gözeterek çevresel, sosyal ve kültürel değerlerin korunmasını ve bu sayede de kısa vadeli değil, kalıcı fayda sağlamayı amaçlayan bir turizm yaklaşımı' olarak değerlendiriyorum. Bu da bizi özellikle şehirleşme sürecinde kültürel varlıklarımızın korunması noktasına getiriyor. Bugünü yaşarken dünü unutmadan geleceği planlayabilmek çok önemli. Bölge olarak, ülke olarak sahip olduğumuz büyük potansiyel, aynı zamanda bize büyük ve tarihi bir sorumluluk da yüklüyor. An itibariyle 153 farklı noktada arkeolojik kazılarımız devam ediyor. Tarihin belli dönemlerine ışık tutacak bu çalışmaları çok ama çok önemsiyoruz. Geçtiğimiz günlerde biliyorsunuz dünyaca ünlü Çingene Kızı mozaiğimizin kayıp parçalarına kavuştuk. Bu hususta ABD yetkililerine de hassasiyetlerinden ve iyi niyetli yaklaşımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Çingene kızının sevincinden sonra yüzümüzü güldüren bir gelişme daha oldu. Dede Korkut destanımız UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili listesine oy birliği ile dahil edildi” açıklamalarında bulundu.












