CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir radyo programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.16 Nisan'daki referanduma ilişkin Kılıçdaroğlu, yapılmak istenenin sistem değil rejim değişikliği olduğunu belirterek, “Biz demokrasiden yana mıyız, yoksa tüm yetkilerin tek kişinin elinde toplandığı rejimden yana mıyız? Bunun cevabını vermememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı."Devletin yapısı ve işleyişiyle ilgili düzenlemeleri bir kişi mi yapsın, Meclis'te konuşulsun ortak karar mı alınsın, bunu konuşmalıyız" diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:"Vatandaş gerçekleri henüz bilmiyor. Evet çıkarsa terör bitecek deniyor. 15 yıldır yönetiyorsunuz, engel olan mı vardı? İstikrar sağlansın diyorlar. 15 yıldır iktidarsınız. Size kim engel oldu bugüne kadar?"
Bir başbakanın kendi koltuğunu yok etmek için alanlara çıkıyorsa bunun farklı bir durum olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Çocuklarımız baskıcı yönetimde değil, demokrasi içerisinde yetişsin istiyoruz. Türkiye neden böyle bir tablonun içine sokuluyor? İşte bunu sorgulamalıyız" dedi.
“Bir kişi, bir kararnameyle tüm devleti ele geçirebilir. İstediğini istediği makama getirebilir. Bana bunun doğru olmadığını çıkıp söylesinler, ama diyemiyorlar. FETÖ’nün devletin içine sızması 35 yılı buldu. Şimdi 35 yıla gerek yok. 24 saatte devletin tüm kademelerini başka bir terör örgütü ele geçirebilir. Böyle bir yetkiyi bir kişiye hangi gerekçeyle hakla verebilirsiniz? Bu yetki Meclis'te olmalı, parlamentoda konuşulup, tartışılmalı.”
Yeni düzende bütçe Meclis'te reddedilirse geçici bütçenin Meclise gelmeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Türkiye onuncu sınıf ülke haline geliyor. Siyaset kurumu hesap verebilir olmalı. Cumhurbaşkanı ile başbakan çok farklı görüşlerden oluşur ve seçilirse sistem kilitlenir iddiası doğru değil. Cumhurbaşkanı, başbakanın işine karışmadığı müddetçe sistem kilitlenmez. İkisinin de fonksiyonu farklıdır. Cumhurbaşkanı taraflı olursa problem çıkar. Devletin organlarının uyum içinde çalışmasından sorumlu biri taraflı olamaz" değerlendirmesinde bulundu.
Bir başbakanın kendi koltuğunu yok etmek için alanlara çıkıyorsa bunun farklı bir durum olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Çocuklarımız baskıcı yönetimde değil, demokrasi içerisinde yetişsin istiyoruz. Türkiye neden böyle bir tablonun içine sokuluyor? İşte bunu sorgulamalıyız" dedi.
"'Hayır diyenler terörist' diyorlar, böyle bir şey mümkün mü?"
“'Hayır diyenler terörist' diyorlar, böyle bir şey mümkün mü” diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:“Bir kişi, bir kararnameyle tüm devleti ele geçirebilir. İstediğini istediği makama getirebilir. Bana bunun doğru olmadığını çıkıp söylesinler, ama diyemiyorlar. FETÖ’nün devletin içine sızması 35 yılı buldu. Şimdi 35 yıla gerek yok. 24 saatte devletin tüm kademelerini başka bir terör örgütü ele geçirebilir. Böyle bir yetkiyi bir kişiye hangi gerekçeyle hakla verebilirsiniz? Bu yetki Meclis'te olmalı, parlamentoda konuşulup, tartışılmalı.”
Yeni düzende bütçe Meclis'te reddedilirse geçici bütçenin Meclise gelmeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Türkiye onuncu sınıf ülke haline geliyor. Siyaset kurumu hesap verebilir olmalı. Cumhurbaşkanı ile başbakan çok farklı görüşlerden oluşur ve seçilirse sistem kilitlenir iddiası doğru değil. Cumhurbaşkanı, başbakanın işine karışmadığı müddetçe sistem kilitlenmez. İkisinin de fonksiyonu farklıdır. Cumhurbaşkanı taraflı olursa problem çıkar. Devletin organlarının uyum içinde çalışmasından sorumlu biri taraflı olamaz" değerlendirmesinde bulundu.









