
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu Açılış Oturumuna canlı bağlantı ile katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali hakkında, “Ermenistan’ın uzlaşmaz ve şımarık tavırları sebebiyle 30 yıldır adeta kangrene dönmüş bu meselenin çözümü işgalin son bulmasıdır. İşgali meşrulaştıran önerilerin artık sahada uygulanma şansı yoktur” dedi.
ads by AdMatic
Türk şirketlerinin teknoloji transferinden bilgi ve tecrübe paylaşımına, kapasite yatırımı ve artırımından ortak girişimlere kadar özgün bir model uyguladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yerel istihdama ve üretime en fazla katkı sağlayan bizim firmalarımızdır. 3 sene önce açılışı yapılan Dakar Blaise Diagne Uluslararası Havalimanı bunun en güzel örneğidir. Yabancı bir firmanın 8 yıl boyunca sürüncemede bıraktığı inşaatı Türk müteahhitleri 8 ayda tamamlayarak Senegalli kardeşlerimizin istifadesine sunmuştur. Bugün Dakar Blaise Diagne Uluslararası Havalimanı Afrika'nın en modern havalimanlarından biridir. İmalat sektörü kıtanın ihtiyaç duyduğu, ülkemizin güçlü olduğu bir alandır. Toplu konut inşasında da çok ciddi bir potansiyelimiz vardır. Son 18 yılda TOKİ vasıtasıyla 900 bin yeni konutu insanımıza sunduk. Savunma sanayii ise Türkiye'nin son yıllarda destan yazdığı sektörler arasındadır. Son 18 yılda hayata geçirdiğimiz projelerle savunma sanayinde ülkemizin dışa bağımlılığını yüzde 70'den yüzde 30'lara düşürdük. Dünyanın ilk 100 savunma şirketi listesinde 7 firmayla temsil ediliyoruz. 2003'te Afrika açılımının ilk adımlarını attığımızda içerden ve dışarıdan pek çok eleştiri aldık. Bin yılı aşan ortak tarihe rağmen maalesef Türkiye ile Afrika birbirine çok uzak görünüyordu. Ülkelerimiz arasına birçok engel sürülmüş ve önyargılar hakikatlerin önüne geçmişti. İşe bu önyargıları yıkarak başladık. Afrikalı kardeşlerimizin ülkemizi daha yakından tanıması için çalışmalar yürüttük. Kıta ülkelerini Türk ürünleri için salt bir pazar olarak asla görmedik. ‘Kazan-kazan' ve eşit ortaklık temelinde iş birliğimizi her alanda geliştirmenin mücadelesini verdik. Kıta sathında 12 olan büyükelçilik sayımızı 42'ye, ticaret müşavirliklerimizin sayısını ise 26'ya yükselttik. İlki 2008'de İstanbul'da ikincisi 2014'te Malabo'da olmak üzere 2 kez Türkiye-Afrika ortaklık zirvesi düzenledik. 28 Afrika ülkesini ziyaret ettim. Uluslararası toplumun milyonlarca insanın dramına gözlerini kapattığı Somali'yi 2011 yılında eşimle birlikte ziyaret eden ilk lider oldum. 2003 yılında Afrika kıtasıyla 5,4 milyar dolar olan ticaret hacmimiz, 2019'da 26,2 milyar dolara ulaştı. 2019 sonu itibariyle 26,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi önümüzdeki birkaç yılda 50 milyar doların üzerine taşımalıyız. Tarihimizin en büyük başarılarını elde etmemize rağmen sürekli daha iyiye ulaşmanın mücadelesini veriyoruz. Şu gerçeği tekrar ifade etmek isterim; kıta ile bin yıllık kadim bağı olan Türkiye, Afrikalıların kader ortağıdır. Afrika ile ilişkilerimizin özü samimiyet, kardeşlik, dayanışmadır. Biz asla kısa vadeli çıkarlar peşinde değiliz. Birlikte kazanmayı, birlikte başarmayı, birlikte yol yürümeyi istiyoruz. Tarihinde sömürgecilik lekesi bulunmayan bir ülke olarak kıtaya yönelik kibirli, buyurgan bakış açısını reddediyoruz. Önümüzdeki yıl Türkiye'de düzenleyeceğimiz 3. Türkiye-Afrika Ortaklığı zirvesi bu süreçte bizlere önemli bir fırsat sunacaktır. Afrika ülkelerinin değerli liderlerini ve Afrika Birliği komisyon başkanını ülkemizde ağırlamaktan şeref duyacağız" ifadelerini kullandı."Sizlere veda etmeden önce buradaki tüm dostlarımın yakından takip ettiğine inandığım güncel bir konuya değinmek istiyorum" diyen Erdoğan, "Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırıları sebebiyle Dağlık Karabağ bölgesinde sıcak çatışmalar yaşanıyor. Dağlık Karabağ yaklaşık 30 yıldır Ermenistan tarafından işgal edilen bir Azerbaycan toprağıdır. Karar ve çağrılara rağmen Ermenistan bu topraklardan çekilmemiş, Minsk grubu da sorunu çözmek için şimdiye kadar bir irade göstermemiştir. Ermenistan'ın uzlaşmaz ve şımarık tavırları sebebiyle 30 yıldır adeta kangrene dönmüş bu meselenin çözümü işgalin son bulmasıdır. İşgali meşrulaştıran önerilerin artık sahada uygulanma şansı yoktur" şeklinde konuştu. 








