Yusuf Sevinç

Yusuf Sevinç


AK Parti İzmir'in siyasi kritiği...

28 Mart 2018 - 14:44

Defaatle söyledik:

İzmir teşkilatları hiç bu kadar bölük pörçük olmadı.

Bunun sorumlusu Aydın Şengül mü?

Elbette hayır.

Çünkü kendisine öyle bir İzmir teslim edildi.

İl yöneticilerinin, kadın ve gençlik kollarının, ilçe başkanlarının her birinin bir birine düşman kesildiği, kimsenin teşkilatçılığı önemsemediği ve tüm bunların sonucunda başlarında bir toparlayıcının olmadığı bir teşkilat.

Siyasi skor deseniz yok.

Seçimde başarı deseniz yok.

Tamamen koltuk işgali olan bir süreç.

İşte bu süreçte ilçelerde ne olduysa oldu.

Kimi yöneticiler sadece cukkasına bakıp davasını sattı. (Somut örnek isteyen buyursun gelsin!) 

Kimi yöneticiler süs bitkisi olup ortalığı işgal etti.

Kimi yöneticiler çekildikleri üç beş resimle siyaset yaptığını sandı.

Ortam o kadar sorumsuzlarla doldu ki; her birinin faturası bugün gün yüzüne birer birer çıkıyor.

Şu ara yapılan ilçe kongrelerinde farklı adayların çıkmasının temelinde de bu gerçek var.

Herkes bir birine rakip.

Herkesin aklında yerel ve genel seçim hesapları...

Peki şimdi ne yapılmalı?

Yapılması gereken çok basit.

Teşkilatçılık adam gibi yapılmalı.

Kişisel ihtiraslar bir kenara bırakılmalı.

Şimdi size ilçelerle ilgili bölünmüşlüğü, geçmişten gelen pervasızlığı örnek leyen ve geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olayı anlatayım:   

Türkiye'nin  sayılı turizm ilçelerinden biri olan yerde AK Parti Genel Merkezi Teşkilat Başkanlığı tarafından adaylar içerisinde genç bir ismin ataması yapılıyor. 

İl başkanı da o şahsı destekliyor.

Şahısta genç, beyefendi, girişken, saygılı bir isim. 

Derken Genel Merkeze gelen tüm adaylar belirlendikten sonra İl başkanı oraya gelen tüm isimlere bir restaurantta yemek ısmarlayıp kendileriyle istişare ediyor.

Genel Merkezin hemen karşısındaki restaurantta yemeğe geçme sırasında o ilçenin adaylarından biri yanındakilere ''orada şu şu isimler var, ne işim var o yemekte'' der ve hararetli bir şekilde oradan uzaklaşır, yemeğe de katılmaz. 

İşte İzmir'in kutuplaşmış ilçelerinden biriydi bu sadece.

Kimse dava arkadaşlarıyla yemekte bile buluşamayan insanlardan ilçe başkanlığını beklemesin.

Dava dedikleri orkinos balığı değil.

Sımsıkı sarılınca kaçmaz!

Dava en zor günlerde bile sarılan iptir. Kopmayan gönül birlikteliğidir.

Bunu da; son zamanlarda bir çok ilçede türeyen işgüzar, iş takipçisi yöneticiler ve onların değirmenine su taşıyan danışmanlar anlamaz.

***

Açtırmayın kutuyu söyletmeyin kötüyü diye bir söz vardır.

İzmir'in durumu da tam olarak böyle.

Her tarafı sıkıntılar yumağı...

Geçmişte yapılmayan teşkilatçılığın bakiyesi tüm yaşananlar...

Her ilçeden bu denli çok sesin çıkması koltuk ve menfaat düşüncesinden ibaret.

***

Genel Merkez ve İl Başkanlığı bir ilçe başkanında karar kılıyorsa; mutlaka onun günahına da sevabına da referans demektir.

Genel Merkez ve İl Başkanlığı bir ilçe başkanında karar kılıyorsa; diğer adaylara düşen bu karara saygı duymaktır.

Genel Merkez ve İl Başkanlığı bir ilçe başkanında karar kılıyorsa; herkese düşen onun siyasi skorunu takip etmektir.

Elinizden geliyorsa başarısı için çalışın.

Gelmiyorsa başarısız yanlarını düzeyli bir şekilde ortaya koyun.

Yeter ki kendinize oynamayın.

Peki İzmir'de ne oluyor?

Bayraklı, Buca, Selçuk...

Ve buna eklenebilecek bir çok ilçe...

Bu sorunlar ivedi bir şekilde giderilmeli.

***

Bir siyasetçiyi başarılı kılan ekibidir, danışman kadrosudur, kadın ve gençlik kolları arasındaki ahenktir. 

Şimdi dönün bir İzmir'in ilçelerine...

İzmir siyasi bir enkazdan devr alındı.

Ve kimsenin yeni siyasi enkazlara hakkı yok.

Yeni başarısızlıklara da...

Bu partiye kurulduğu günden bu yana hizmet etmiş, teşkilatlarında yer almış biri olarak; İzmir'in hizmet vermeyen CHP'li belediyelerini konuşmamız gerektiği bir süreçte egosu farklı yerlerinde toplanmış, başarısızlığa yemin etmiş, sadece kendi siyasi ikballerinin esiri olmuş insanların bıraktığı durumları konuşuyor olmak bir hayli üzücü...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum